Yeni bir yıla başlarken

Durum

Cupcake

2014’ün son günü :)

Başlangıçları severim. Aldığın dersler, hayatına katılan ve hayatından gidenlerle birlikte yepyeni sayfalar açılır hayatında. 2015’in güzel bir yıl olacağını hissediyorum. Dilerim önce sağlıkla birlikte hayatın her alanında bize iyilik, güzellik ve huzur getirir. Artık kötü şeyleri değil, güzellikleri, heyecanları, sevinçleri paylaşırız.

Hoşgeldin 2015 :)

Share This:

Asakusa, Tokyo, Japonya

Görsel

IMG_0322

Share This:

Ne çektin be gıda mühendisi…

Şu konudan ne kadar da dertliymişiz meğer. Ben sanıyordum ki sadece gıda mühendisleri meslekten ve konumundan şikayetçi. Yazım için ön çalışma yaparken baktım ki meğer tüm dünya nasıl da düşman, hatta nasıl da bilgisiz.. Keşke bir şeyleri karalamadan, ortamlarda konuşmadan, internette yazılar yazmadan önce azıcık araştırsak, okusak; en olmadı google’a “gıda mühendisliği” yazıversek, bir-iki siteye göz atsak. Ey üşenerek ahkam kesenler, ben sizin için yazdım, linki de şuraya koyuverdim.

Azıcık ön bilgimiz oluştuysa ben de bu mesleği yaşadıklarımı temel alarak kendi penceremden anlatmaya çalışmak isterim. Nitekim, bi ben kalmışım neredeyse konuşmayan.

2009 mezunu bir gıda mühendisiyim. Öle bayıla girdiğim bir bölüm değildi, hatta daha ziyade istediğim bölüme puanım yetmediği için gideri vardır herhalde diye girdiğim bir bölümdü. O zamanlar herkesin dilinde “ölmeyen sektör”, “ileride açılacak AB faslı” gibi şimdilerde balon niteliği taşıyan cümleler vardı. 4 sene biraz da okuduğum okulun güzelliği ve bana kattıkları vesilesiyle çekilebilir geçti. Bölümden kaçtıkça daha da kişisel yetenek ve isteklerime yöneldim. Ve mezun olduğumda, evet bir gıda mühendisiydim; ama…

Uzun uzun sınav sistemini irdelemek ve öğrencilik döneminde insandan götürdüklerini anlatmak istemiyorum. Ama insana katamadıklarına ister istemez bu yazının bir yerlerinde dokunmuş olacağım.

Evet, en son mezun oluşumda kalmıştım. Çok bir şey kaçmamış, zaten belli bir süre de mezun olarak kaldım diyebiliriz. Hem benim başarısız görüşmelerim hem de (gözüken o ki) paralel evrenlerde yaşayan işverenler sayesinde uzun bir süre iş arayışıma devam ettim. Ve gün geçtikçe bu ülkenin önce “gıda mühendisi”nin ne olduğuna vakıf olması gerektiğini anladım.

Bölümü kazandığım günden beri belki kırk kere ifade ettim ama şu anda tekrar etmekte fayda görüyorum: gıda mühendisliği, diyetisyenlik ve aşçılık farklı meslekler. Evet ortak konuları gıdadır, bazı noktalarda kesişirler, ama biri diğerini kapsamaz ya da birbirlerinin ikamesi olamazlar. Peki hala bazı iş ilanlarında neden “Gıda Mühendisi/Diyetisyen aranıyor” diye başlıklar görüyoruz? Cevap: özel sektörün yozlaşmış düzeni ve en önemlisi mesleklerin toplumda hak ettiği yeri henüz bulamamış olması. Evet adımız falan filan “Mühendisi” ama okuldan mezun olduğunuzda size sadece falan filan kısmı için ihtiyaç duyuyorlar. “Ben mühendisim” diye bir snop tavrım hiç olmadı ama 4 sene boyunca (severek ya da sevmeyerek) gördüğüm o türlü türlü dersler sonunda belli bir yetkinlikle mezun olmanıza rağmen karşınızda sizi ve her şeyden önce mesleğinizi, mühendis kimliğinizi umursamayan bir dünya karşıladığında canınız acımıyor değil. Niye 4 sene okumuşum, o kadar çalışmışım ki diye bir hayıflanma geliyor insana.. Eminim çok iyi yerlerde ve koşullarda olan meslektaşlarım vardır ama bu oranın çok küçük bir yüzdeye tekabül ettiğini her gün okuyorum ve duyuyorum. Ben şu an mesleğimi yapmadığım bir işte çalışıyorum. Ama benimle aynı dönem mezunu arkadaşlarımın bazılarının alakasız işlerde sırf tecrübe olsun diye çalışıp daha yeni yeni gerçek iş hayatına atılabildiklerini, belki de bir şirkete yeni yeni azıcık kök salıp, verimli olabildiklerini duyuyorum. Çok acı ama gıda mühendislerini tahsis etmek durumunda olan işletmelerin büyük bir çoğunluğu henüz insanın ve eğitimin de para gibi bir kaynak olduğunun, şirkete maddi manevi getirisi olduğunun henüz farkında değiller ve farkında olmak istediklerinden de emin değilim. O yüzden bu süreçte gıda mühendisleri olarak savrulup duruyoruz. Özel sektör desen komik iş tanımları ve bu mudur yani dedirten maaş teklifleri; kamu desen, kadro açılmasının bir mucize haline geldiği dönemler…

Size bu yolda destek ya da köstek olan bir faktör de bulunduğunuz şehir ve endüstriyel olanakları. Ama genel anlamda gıda mühendisleri olarak bizleri mezun olduğumuz andan itibaren herhangi bir mühendislik dalının beklediğinden daha çetrefilli bir yol ve hayal kırıklıkları bekliyor. Acı ama gerçek…

Bir diğer değinmek istediğim konu da bu mesleğin bilimle olan ilişkisi. Sektörlerin vurduğu darbeler yetmezmiş gibi bir de televizyonda, internette kendini okumuş sayan insanların mesleği karalayan demeçlerine denk geliyoruz çoğu zaman. İnsan sağlığına zarardan başka bir şey üretmezmiş, geleceği yok eden şeyler buluyorlarmış, öyle bir meslek gerekli değilmiş vs. Öncelikle gıda mühendisliğinin canlı bir subjesi olduğunu yineleyelim: gıda. Mikro düzeyde canlıların, kimyasal reaksiyonların yaşam kaynağımızı nasıl etkileyebildiğini inceler, gerekirse olumlu yönde geliştirmeye çalışır. Bu süreçte de insan sağlığını, sürdürülebilirliği, kârı ve inovasyonu göz önünde bulundurması gerekir. Herkes bir GDO duymuş, sanıyor ki mühendisler işini gücünü bırakıp kitle imha aracı üzerinde çalışıyorlar. Ya da hazır gıdalar konusu mesela; sanki insanlığın sonunu getirecek tek neden. Tabi ki her mesleğin ürettiği şeylerin bir kısmı negatif sonuçlar doğurabilir ama gene de meslek ahlakı ve amacı için “sürdürülebilirlik, inovasyon ve insan sağlığı” terimlerini yineliyorum. Toplumun bu algısının bu algıyı oluşturanlar yüzünden olduğunun farkındayız da, peki bilim okumuş insanların bu cahilce fikirleri neden?

Seversiniz sevmezsiniz ama 4 senelik eğitim döneminde elbet kıyısından köşesinden size yakın olduğunu hissettiğiniz bir konu bulabilirsiniz. Ben belki zamanında gönül vererek bitirmedim ya da şu an bambaşka bir konuda çalışıyorum ama her zaman mesleğimin arkasındayım. Olmaya da devam edeceğim. Dilerim ki her parlak gıda mühendisi idealleri sönmeden, sektörünü ileriye götürecek pozisyonlarda önce şirketine sonra ülkesine değer katabilir. Gerçekten de meslek sizin sonsuza dek eşiniz; o yüzden güzel geleceklerin bizleri beklediğine inanmak istiyorum.

Share This: