Brugge, 2015

 

IMG_3860

Brugge//2015 Keşke o evde ben oturuyor olsam…

Share This:

Yıl sonu değerlendirmesi ~ 2015

Yılın son ayına girerken kafam ne zamandır dönüp dolaşan sorularla, düşünceler ve planlarla dolu. Şöyle bir akıtmadan, bazı şeyleri kafamda netleştirmeden zihnimi temizleyemeceğimi hissediyorum.

2015, pek çok açıdan değişik bir sene oldu. Görece büyük değişiklikler, bazen eklentiler ve tahmin edilemeyen çıkarımlar getirdi. Genele baktığımda güzeldi, pek çok şey öğrendim, her sene olduğu gibi bu sene de dersler aldım ama ruhen gerçekten bir yaş daha büyüdüğümü hissediyorum.

En büyük değişiklik, yılın başında değiştirdiğim işim oldu. Çalıştığım alan aynı kalsa da sektör değiştirdim. Herkesin çalışmak istediği işte aradığı kriterler farklıdır. Tabi ki geçim için para kazandığımız yer; ama gününün %60’ını da iş yerinde geçirdiğimizi unutmamak lazım. Bu anlamda kişiyi manevi olarak da besleyen, geliştiren, çalışana değer ve huzur veren bir ortamın varlığı çok önemli – en azından benim için. Bu arayışla çıktığım yolda şanslıyım ki kısa sürede, aradıklarımı belli standartlar çerçevesinde çalışanına sunabilen bir şirkete geçiş yaptım. Geçmiş tecrübelerime teşekkür ederim, her ne kadar beni ruhen onlarca yaş yaşlandırsa da iş tecrübesi anlamında hayatıma kattıklarını azımsayamam. Fakat yalan da söyleyemem: Özlem duymuyorum; huzur ve sağlık benim için her şey ve herkesten önemli.

Tabi ki tüm bu gelişmeler olurken hayatımdan tahmin edemeyeceğim şekilde çıkanları da şaşkınlıkla izledim, anlam veremediğim ama sindirmek zorunda olduğum dersler öğrenmiş oldum. İnsanların nasıl para uğruna memnuniyetle köle olabildiklerini ya da temel değerlerini nasıl rahatça yok ettiklerini gözlerimle gördüm. İşin traji komiği, temel değerleri savunurken ortamda sivrildiğimi gördüm. Ne acı ki, toplumun standart değerleri o kadar yozlaşmış ve sapmış ki, “normal” tanımının içi boşaltılıp farklı şeylerle yeniden doldurulmuş. Artık insanlarla iletişirken zorluk çeker, aynı değerlerden bahsedemez oldum.

Kendimce standart bulduğum bu değerleri önemserken ve savunurken, bir sene içerisinde zamanında manevi yeri büyük insanları da hayatımdan çıkardım. Tüm bunları yaşarken, kendimi çok eleştirmeye çalıştım. Evet ilk başta insanları çok yargılarım, hemen kaynaşamam. Belli bir süre mesafeyle birlikte gözlem süresine ihtiyaç duyarım. Ama yeterli güveni hissettiğimde -Recep İvedik stilinde bir tasvir olacak ama- başta ördüğüm duvarı kaldırır, samimiyetimi hesapsızca paylaşırım. Ve bu noktadan sonra arkadaşlığın zedelenmesinin zor olacağını düşünürüm. Daha doğrusu; düşünürdüm diyelim.

Maalesef geçen yıllarla birlikte etraftaki dost, arkadaş sayısı da azalıyor. Belki herkesin kendi hayat koşuşturması, önceliği derken kopukluklar oluşuyor, bireyselleşmeler yer alıyor hayatlarımızda. Yozlaşan değerler, insanlık ilişkilerini temelden sarsmaya başlıyor artık. Biten arkadaşlıklar için sadece zamanında gösterdiğim iyi niyet ve vefa için üzülebilirim. Onun dışında çok da üzerinde durmamalı, ne yapalım; yeni tecrübeler, yeni projeler ile hayat devam ediyor…

Yeni tecrübe demişken, bu sene bol bol seyahat yaptım mesela. Yeni yerler görmeyi çok seviyorum. Hem yeni işim hem de kişisel seyahatlerim sayesinde bir sene içerisinde Dubai‘den Kilis‘e, Antalya‘dan Brüksel‘e önceden görmediğim bir sürü yer gördüm. Yeni mutfaklar tattım, bir sürü fotoğraf çektim, yeni kültürler keşfettim, bir sürü değişik sokakta yürüdüm. En kısa zamanda uygun bir zaman yaratıp hepsini buraya yazmak istiyorum.

2016 için bir sürü biriken projem, minik mutluluğum var kapıda beni bekleyen.

Mesela biricik orkidem yeniden çiçek vermeye hazırlanıyor. Her gün minik minik büyüyor, gene narin narin çiçek verecek; bembeyaz..

Amsterdam’dan aldığım lale tohumundan tam ümidi kesmişken, yeşil bir filiz gördüm bu hafta, bakalım o ne renk açacak!

Yeni yerler görecek miyim? Hiç yürümediğim sokaklarda, daha önce görmediğim insanlarla karşılaşacak mıyım?

Genel olarak düşününce 2015’i sevdim sanırım; değişik ve öğretici bir sene oldu. Bol seyahatli, yeni tecrübeli, sevdiklerimle birlikte bolca vakit geçirdiğim, artık hayatımın daha da “oturduğu” ve yaşımın daha özüne indiğimi hissettiğim bir sene oldu. Seneye 30 yaşına giriyorum ve kim bilir, belki çok değişik tecrübeler beni bekliyor… :)

Yeni yılın aileme, sevdiklerime ve tüm ülkeme sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum…

Share This:

Yeni bir yıla başlarken

Durum

Cupcake

2014’ün son günü :)

Başlangıçları severim. Aldığın dersler, hayatına katılan ve hayatından gidenlerle birlikte yepyeni sayfalar açılır hayatında. 2015’in güzel bir yıl olacağını hissediyorum. Dilerim önce sağlıkla birlikte hayatın her alanında bize iyilik, güzellik ve huzur getirir. Artık kötü şeyleri değil, güzellikleri, heyecanları, sevinçleri paylaşırız.

Hoşgeldin 2015 :)

Share This: