En sevdiklerimden: Orkide

 

İlerisi için hayalim, ufak bir çiçekçi dükkanı açmak. Şöyle her sabah beni türlü renkler karşılasa, kokularını içime çekerek güne başlasam fena mı olur?
 
Söz çiçeğim tamamen beyaz ve çeşitli çiçeklerden oluşan kocaman bir buketti.
 

2012-10-07-554

 

 

Hem çiçek hediye etmeyi hem de bana çiçek getirilmesini çok severim. Sanki tüm sevgi, mutluluk o küçücük yapraklara dolmuş gibi gelir, sıcak bir mutluluk kaplar içimi renklerine, yapraklarına bakarken. Ama bana bu yazıyı yazdıracak kadar etki eden bi çiçek var ki hepsinden farklı bir yerde; orkide. Özenli bakım isteyen, ilgisiz kalınca küsen, yalnızca sevdiğine çiçek açan bitki.
 
Çiçekler zamanla solunca geriye sadece saksısıyla birlikte orkide kaldı. Orkidenin minik saksısı içi ıslak süngerle doldurulmuş büyük fanusun içine yerleştirilmişti ve diğer canlı ve saplı çiçekler de bu süngere batırılmıştı. Çiçekleri daha uzun süre canlı tutmak için güzel bir uygulama. Saksının altından hafif hafif su alır diye düşündüm, e zaten orkidenin üstünde de haftada bir kez sulayınız yazıyordu; ben de halimden memnun 2-3 hafta güzelce orkidemi seyrettim. Fakat zamanla çiçekleri cılızlaşıp, sonra da dökülmeye başladı. Her gün eve geldiğimde bir tane çiçeği dalından düşmüş şekilde saksının içinde buluyordum. Daha önce hiç orkide yetiştirmemiştim, bir anlam verememiştim ama saksılı bir çiçeğin de bu kadar kısa sürede çiçeklerini dökmesi pek mantıklı gelmemişti. Hemen internette harıl harıl araştırmaya başladım. Bilgilendikçe haftalardır ne kadar yanlış yapmış olduğumu, ne kadar geç kaldığımı fark ettim. Güzelim çiçek benim yüzümden ölmek üzereydi, eski sağlığına kavuşturmak için bir şeyler yapmak zorundaydım. Sayısız blog ve forum okudum. Meğer ne kadar çok orkide yetiştiren (gerçek anlamda) varmış! Ve bu hassas güzelliği korumak ne kadar zormuş…
Ama edindiğim bilgiler, insanların okuduğum tecrübeleri, uzmanların tavsiyeleri neticesinde canım orkidemi yeniden sağlığına kavuşturdum, hatta 1 sene içinde üçüncü kez çiçek açmak üzere!
 
Edindiğim bilgiler ve tecrübeler ışığında Phalaenopsis türündeki orkideyi tanıtıcı ve bakımı hakkında kısa bilgiler vermem gerekirse…
 
Phalaenopsis, günümüzde neredeyse en popüler ve evlerimizde en yaygın olarak yetiştirdiğimiz orkide familyasından bir cins. Benim orkidem de bu cinsten; dolayısıyla gözlemlerim sadece bu cins için geçerli. Eğer sizin orkidenizin cinsi farklıysa ihtiyaçları ve bakım şartları değişkenlik gösterebileceğinden mutlaka ayrıca bilgilenmeniz gerekir.
Uygun saksı: Eminim pek çok insan benden daha önce uyanıp orkidenin saksısını incelemiştir. Orkide saksısı, altında suyu akıtmasına yarayacak geniş delikleri olan şeffaf bir saksıdır. Şeffaf olması köklerin de ışık alarak fotosentez yapabilmesine yardımcı olur, hem de bitkinin sağlığı hakkında size ipuçları verir.
Uygun toprak: Orkidenin toprağı evimizde yetiştirdiğimiz standart çiçeklerin toprağından farklıdır. Su tutucu özelliklerinden dolayı çam kabukları ve sphangum yosunu gibi maddeler kullanılır. Ortamın nemi, su miktarı vs gibi etkenler orkidenin gelişimde büyük rol oynadığı için bu etkenlere göre toprak karışımı hazırlanır; daha az su tutucu ya da yüksek oranda su tutucu gibi.
 
Her bitkide olduğu gibi orkide bitkisi de zaman zaman saksı değişimine ihtiyaç duyar. Sulama yönetimi dolayısıyla çam kabukları görevini tam yerine getiremiyorsa, şeffaf saksı sayesinde içeride ölü kökler gözlemlendiyse saksı değişim zamanı gelmiş demektir. Tabi bu durum sık sık yaşanmaz, yaklaşık 2-3 senede bir saksı değişim ihtiyacı doğabilir.
 
Uygun sulama: Genelde çiçekçiden orkide aldığımızda üzerinde bakım önerisi olarak “haftada bir su veriniz” şeklinde olayı çok fazla hafife alan bir ibare görebiliriz. Maalesef orkide, bir menekşe ya da ne bileyim bir aşk merdiveni gibi toprağına dokunup kuruysa biraz su vereyim kendi kendine takılsın şeklinde davranabileceğiniz bir bitki değil. Su veriliş sıklığı ve miktarı, mevsime ve ihtiyacına göre değişmekte. Örneğin yazın haftada 2 belki 3 kez sulama yaparken bu sayı kışın haftada 1’e düşmektedir. Bu noktada şeffaf saksı, ihtiyaçlarını belirleyebilmek için işimize oldukça yarar.
 
Orkide diğer saksılar gibi dibinde suyla yaşamayı sevmez; saksının dibindeki delikler verdiğimiz suyun kökleri ve çam kabuklarını yıkayıp geçmesine olanak sağlar. Böylece nemlenen çam kabukları azar azar köklere her daim su tedarik etmiş olur. O yüzden sularken saksının üstünden döktüğümüz suyun aşağıdaki deliklerden akıp gitmesini sağlamak durumundayız. Ve mümkün olduğunca tüm köklerin sulanmış olmasına dikkat etmeliyiz. Vereceğimiz suyun özelliği de belli değerlere sahip olması ve dinlendirilmiş su olmasıdır. En doğalı yağmur suyu olsa da, ona yakın en mantıklı çözüm olarak dinlendirilmiş içme suyu kullanıyorum. Aslında yetiştirdiğimiz bütün çiçeklerde suyu dinlendirdikten sonra vermek en sağlıklısı.
 
Ortam şartları: Kesinlikle en önemli noktalardan biri de orkidenin bulunduğu ortam şartları. Mutlaka nem seviyesi belirli bir seviyede olmalı; ne çok kuru ne de çok fazla nemli ortamlarda sağlıklı bir şekilde yetişebilir.
 
Sıcaklığın da 20-25°C aralığında olması uygundur, çok soğukta tomurcuklanma durur; o yüzden kış geceleri de mümkün olduğunca bu sıcaklık aralığı korunmaya çalışılmalıdır.
 
Bir diğer önemli ortam şartı da temiz hava sirkülasyonu. Direkt hava akımında kalmayacak şekilde orkidenin bulunduğu ortam düzenli olarak havalandırılmalıdır.
 
Doğru ışık: Her şeyde olduğu gibi ışıkta da ne fazla ne az, tam dengede bir koşul sağlanmalıdır. Kışın görece ışık az olduğundan cam kenarları tercih edilebilir. Fakat yazın mutlaka uzun süreli direkt güneş ışığından kaçınılmalıdır; hem yapraklara hem köklere zarar verir. Bu yüzden tül arkasından güneş ışığını alması yeterlidir. Ben orkidemi evimin doğu tarafındaki odaya yerleştirdim. Böylece kışın sabahları güzelce güneş alıp, nemli bir ortamda; yazın da sadece sabahları aldığı kuvvetli ışık ve ısı sayesinde günün geri kalanında görece serin bir şekilde büyüyor.
Gübreleme: Diğer çiçeklere kıyasla miktar olarak orkidenin çok daha az besine ihtiyacı olur. Uygun bakıma ek olarak çiçeklenme mevsiminden önce özel olarak satılan orkide besininden verilecek suya 4 sulamada bir ölçek katılarak gübrelenebilir.
 
Peki çiçeklenme bitip çiçekler döküldüğünde ne yapılır? Çiçekleri dökülmüş dalı aşağıdan yukarıya doğru 3. Boğumun yaklaşık 3-4 cm üzerinden kesmeliyiz. Bıçağımız temiz olmalıdır ve kestikten sonra, kesilen yere koruması açısından tarçın sürebiliriz. Bir süre sonra yeni bir çiçek sapı yetişecektir.
 
Bu ana maddelere özen gösterdiğimizde dengede bir bakım sağlamış olup orkidemizi sağlıklı bir şekilde yetiştirebiliriz. İlk başta bahsettiğim gibi ben orkidemde durumu fark ettiğimde yaklaşık 3 haftadır su miktarının neredeyse %80 olduğu bir süngerin içindeydi. Öncelikle su miktarını dengeye getirmek için bir kaç hafta hiç su vermedim ve camın kenarında güneşle iyice fotosentez yapmasını, kendi kendine o suyu yedirmesini sağladım. Sonra da düzenli havalandırma, ışık dengesine dikkatle bugünlere getirdim ve şu anda 1 sene içerisinde üçüncü çiçeklerini vermek üzere!

 

Özetle orkide her şeyde dengeyi seven bir bitki. Terazi gibi; azıcık bir kefe ağır gelse hemen zarar görüyor. Bir terazi burcu olarak onun o hassas dengesini, narin ve sadece doğru ilgi ve bakımla size güzelliğini gösteren yapısını çok seviyor ve kendime yakın buluyorum. Bakımı dikkat ve özen gerektiriyor ama çiçek açtığında insana verdiği mutluluk ve değermiş hissi bambaşka…

 

Share This: